18 Eylül 2008 Perşembe

bir adam..


"İyi de sen ne istiyorsun ki? Ne arıyorsun başka?" diyenlere..

Bir adam olsun.

Kokusu gelsin, o gelmeden önce.

"Ulan bu herif amma yakışıklı ha!" dedirtmesin. Ama ben çok beğeneyim onu. Hemfikir olmayayım bu konuda tüm dünyayla mümkünse. Tastiklenmesin beğenim.

"Ayy, çok yakışıyorsunuz!" diyemesin kimse ama ben çok yakıştırayım onun parmaklarını elime. Gözlerini değil de kaşlarını beğeneyim mesela. Yüzüne değil de boynundaki damara hayran olayım. Konuşurken dudağının kenarındaki istemsiz kayışı izleyeyim. Kızdığında çenesindeki belli belirsiz kasılmayı bir tek ben göreyim. "Nesine aşıksın sen bunun?" desinler, "Uykudan yeni kalktığı zamanki şaşkın bakışlarına." diyeyim.

Hangi burç olduğumu bilmesin. Hatta mümkünse ben "kuzu" diye bir burç var desem bile inansın.

Öyle "Çok güzelsin. Çok tatlısın." falan demesin bana hiç.

Doğum günümü unutsun, mühim değil ama çayımı tek şekerli içtiğimi unutmasın. İlk görüşmemizde ne giydiğimi hiç hatırlamasın ama yazımı her gördüğü yerde tanısın mutlaka.

En çok dirseğimi öpsün. Ensemi, belimdeki kıvrımı sevsin. Gözlerini bacaklarımda değil de boynumdaki bende yakalayayım, öyle başlayalım sevişmeye.

"En çok avuçlarını seviyorum." desin örneğin.

"Avuçlarını seviyorum dedi kıza hayvan!" diye yadırgasınlar. "Gördüm valla, kız herifin boynundaki damara dokunuyordu hayran hayran!" desinler. "Embesil lan bunlar!" diye bahsetsinler bizden. Mümkünse kimse bir halt anlamasın bu işten. Herşeyin anlamı bize ait olsun.

Hiç anlatmasın bana kendini. gerek kalmasın "ben şöyleyim, ben böyleyim" lere..

Utansın ona iltifat edildiğinde, kızarsın hatta. Konuyu değiştirmeye çalışsın.

İltifat etmeyi de beceremesin. Eline, yüzüne bulaştırsın. "Lan sus Allah'ını seversen konuşma! Konuştukça sıçtın!" desin şahitler. Tüm şahitler fasulyeden sayılsın.

"İçimi seğirtiyorsun!" desin "seni seviyorum." yerine. Bir tek ben bileyim, iyi bir şey söylemek istediğini.

Utangaç gülüşleriyle gözlerini benden kaçırıp, yüzlerini annelerinin göğüslerine saklamalarına bayıldığım için, her fırsatta gizliden göz kırptığımı bilsin çocuklara. Ve sevsin benimle beraber onları izlemeyi.

Ne düşündüğümü bildiğini söylemesin hiç ama elimi o anda daha kuvvetli sıkışından farkedeyim fantezilerimi bir kenardan muzipçe izlediğini.

Küllükteki izmaritlere bakıp, kaç tane sigara içtiğimi saysın. Markasından değil, sigarayı söndürme biçimimden anlasın hangilerinin bana ait olduğunu.

En çok popo kısmı aşağı sarkmış, eski pijamam üstümdeyken öpsün beni. Ben onu en çok yataktan yeni kalktığında, saçı başı darmadağınıkken öpeyim.

Sabah uynadığımda, yüzümün yanında ayakları olsun. Saçlarımla ayaklarının altını gıdıklayayım. Uyansın, başını yanıma koysun. Uyuyor numarası yapayım ama o bilsin uyanık olduğumu. Gülüşelim.

Bir adam işte. hem kocaman, hem de içime sığabilecek kadar küçük bir adam olsun..

-Yok mu?
-Yok!
-Hiç mi yok?
-?!!

10 yorum:

İkametsiz dedi ki...

oyt. böyle can dündar tarzında bi yazdan böyle cümleler beklemiyordum. en hakikisinden iltifatlar.

ctrl+s dedi ki...

çok sağol! mutlu oldum : )

madafaka dedi ki...

benim bi arkadaş vardı. onu tekrar görürsem, sana yönlendirecem. tanışın kaynaşın çay bahçesine falan gidin.

ctrl+s dedi ki...

yönlendir arkadaşını, oturur içeriz çayımızı artık, egon sağolsun senin.

madafaka dedi ki...

vallahi aradım sordum. roma'ya yerleşmiş herif görüşmeyeli. şansına küs.

ctrl+s dedi ki...

"beğenmedim" ya da "amma boktan yazı!" demek yerine gelir biri laf sokar dili döndüğünce, gider. en uzak kalmaya çalıştığım karakterlerdendir. ama işte "sevmediğin ot burnunda biter!"

ben şansıma, sen de bana küssen amma güzel olacak!

madafaka dedi ki...

bence yanlış anladın sen fazlasıyla ama canın sağolsun.

Adsız dedi ki...

valla tam beni anlatmışsın ama evlendim yaa
tüh :)

Adsız dedi ki...

ctrl s. bu yazıya yorum yaptığımda gidip çıkartmıştım yazıyı. O günden beri de zaman ilen okuyorum. Bugün yeniden rast geldim. içimi seğirtiyorsun ctrl s blog yazdım seni buldum. yeniden yorum yazayım. yormayayım.

~Gaen~ dedi ki...

dönüp dönüp okuduğum bu yazının yazarı artık neden yazmıyor acaba?