25 Haziran 2008 Çarşamba

gece ve kız..

babama...


Yine yaslamış sırtını kavuniçi kanepesine, pembe bilgisayarını yerleştirivermişti bağdaşının üzerine. Olabildiğince siyah ve sessiz olmasını söylemişti bir kenarda yıldızlarıyla oynayan geceye.

Gece bir iki yıldız kaydırdı, bir ikisini de yakıp söndürdü neşeyle.

Kızın dikkati dağıldı, dikti çakmak gözlerini siyahın üstüne öfkeyle.

Off! Sen de çok sıkıcısın son zamanlarda! Ne yazıyorsun ki öyle saatlerce?” diye esti gece.

Yetiştirmem gereken bir iş var biliyorsun sen de! diye çekiştirdi pikesini kız üşüyen bacakları üstüne.

Eskiden sadece dertleşmek için çağırırdın beni. Konuşurduk ne güzel saatlerce.” diye söylendi gece.

Kız bilgisayarından yansıyan ışıktan çekti gözlerini kattı siyahın içine sevgiyle. “Demek ki mutluyum ben de! Fena mı işte?” diye gülümsedi geceye.

Gece kızın gülüşünü fırsat bilip tüm yıldızlarını parlattı çocukça bir hevesle.

Kız oynamak istediğini anladı, kıyamadı geceye. Kapatıp bilgisayarını kayan yıldızlardan birini yakaladı aceleyle. Sonra açıp parmak aralarını bıraktı tekrar siyahın içine.

Gece telaşla doğruldu ve yakaladı kızın bıraktığı yıldızı düşmesin diye. “Dilek tutmadan neden bıraktın ki?” diye gürledi nefes nefese.

Kız şaşırdı gecenin haline, “Niye kızdın ki böyle?” diye aldı yıldızı geceden şefkatle. Kapadı gözlerini, kayboldu siyahın içinde.

Gece çekiştirdi bulutları önünden, ayın önünü açtı görebilsin kızın yüzünü diye.

Kız sıkıntıyla buruşturdu yüzünü, düşündü uzunca bir süre.

Gece bekledi sessizce.

Sonra araladı parmaklarını kız, bıraktı yıldızını hüzünle.

Gece “Ne oldu yine? Hani mutluyum diyordun ya az önce?” diye sarmaladı kızı, gözlerini görünce. Yatırdı kızı kavuniçi kanepesine, örttü siyahını üstüne. Okşadı saçlarını uyuyabilsin diye.


“Şöyle oturduğum yerden yazsam ben, para ödeseler bana karşılığında.” derdim. Sen de basardın kahkahayı “Parayı kırışırız ama ona göre!” diye. Yanımda olsan da “Vay anasını satım, işe bak!” diye bassak kahkayı yine!

4 yorum:

sherlotte holmes dedi ki...

baba gece özlem...

senin de canın sağolsun...

Adsız dedi ki...

"ama bu çok ayıp bişey yaa" derdi ya yusuf, işte ayne öyle. dünyadaki sigara izmaritlerinden yola çıkıp gecenin parlattığı yıldızlara giden yolda, arada derede kalan kalan bi gülümseme. Yani demem o ki sana; "bak biri daha cesaret etmiş yazmaya" ile başlayıp bir lahzada, "tüh ülen, o da bizdenmiş, vazgeçmiş" arasında geçen süre. etmeyin be, birazcik daha yazsaymışsınız.

ctrl+s dedi ki...

öyle güzel ki yorum, öyle iyi geldi ki! sağol sen..

Adsız dedi ki...

asıl sen sağol lakin "eee hani yeni yazı"